10 Nisan 2010 Cumartesi

Arnavut Böreği


Nihayet yoğunluğumdan fırsat bulup harika tadtaki Arnavut böreğinin tarifini vermek için ekran karşısına geçtim.

Tarif Hülya'nın biricik ve hamarat annesi sevgili Mürvet teyzeye ait, dünde sağolsun fincan tatlısı tarifini vermek için davet etti, en kısa zamanda gidip o tarifi de alacağım, %99,9 tutan, harika, hafif ve pratik bir tatlıymış, hem tatlının tarifini almak hemde tatlıyı tatmak için şimdiden sabırsızlanıyorum ;)

Arnavut böreğinin orjinali pırasa ile yapılanmış, biz yapmaya son anda karar verdiğimiz için taze soğanla yaptık, bunu da dip not olarak düştükden sonra gelelim tarifimizi sırayla anlatmaya...

Malzemeler
  • 3,5 su bardağı un (Yaklaşık 1 kg)
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 tatlı kaşığı maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • Hamur katları için sıvıyağ veya zeytinyağı
  • Üstüne 2 yumurta

İç Harcı İçin

  • Kırık peynir
  • 2 bağ yeşil soğan (isteğe bağlı azaltılıp veya çoğaltılabilir)

Yapılışı

Tuz ve un dışındaki malzemeleri karıştırıp mayanın kabarmasını bekleyin. Maya geldikden sonra unu karıştırma kabına alıp ortasını havuz gibi açın, tuzu ve mayalı su karışımını unun üzerine döküp hamuru yoğurun. Yoğurduğunuz hamuru unlanmış tezgaha alıp 11 parçaya bölün. Böldüğünüz parçaları yumak yapıp temiz bir yere hamur bezelerini yerleştirin. Her bir bezeyi servis tabağı büyüklüğünde tek tek açın. Açtığınız yufkaları temiz bir yerde bekletin.

Her bir yufka arasını sıvıyağ ile yağlayıp 4 yufkayı üst üste yerleştirin. Tabana yerleştirilecek kat diğerlerinden birazdaha kalın olacağı için 4 yufkayı üst üste dizdik. Orta ve en üste yerleştireceğimiz yufkaları üçer üçer üst üste aralarını yağlayarak dizelim. Taban katı için 4 yufka, orta kat ve üst kat için ; üç kat üst üste dizilmiş toplam 3 ayrı yufkamız oldu.

4 katlı olan yufakımızın altını ve üstünü unlayarak merdane veya oklava ile açıyoruz.
Belli bir büyüklüğe ulaşana kadar açma işlemine devam ediyoruz.
Hamurumuz açtıkdan sonra kenarlarından dikkatlice çekerek inceltiyoruz. Tepsinin dışına taşacak büyüklükte bir yufka olması gerekiyor.
Önceden tabanını yağladığımız veya yağlı kağıt serdiğimiz tepsinin üzerine yufkamızı tepsinin kenarlarından taşacak şekilde yerleştiriyoruz.
Sıvıyağ ile yufkanın üzerini yağlayıp yufkanın heryerine eşit şekilde dağılması için fırça ile yağı heryerine sürüyoruz. Bu aşamadan sonra üst üste dizdiğimiz 3lü yufkanın birini alıp tepsi büyüklüğünde açıyoruz. Açtığımız yufkayı yağladığımız yufkanın üzerine yerleştirip, yerleştirdiğimiz yufkayıda bir önceki yufka gibi üstünü yağlıyoruz.
Üzerine peynirli yeşil soğanlı karışımdan bolca döküyoruz.
Son kalan üst üste dizdiğimiz 3lü yufkayı da tepsi büyüklüğünde açıp peynirli soğanlı karışımın üstüne yerleştiriyoruz.
Yumurtaları kırıp çırpıyoruz, yufkanın dört bir kenarını yumurtalı karışımdan sürerek, tepsi kenarlarından sarkan kısmı içe doğru kıvırarak kenarlarını oluşturuyoruz.
Kalan yumurta sosunu da yufkanın üzerine döküp,
Önceden ısıtılan 350F(175C) de pişene kadar yaklaşık 25-30 dk pişiriyoruz.

Fırından çıktıktan sonra keserek servis yapıyoruz. Yiyenlere afiyet olsun, denemek isteyenlere de şimdiden kolay gelsin...

Tarifi bizlere yapıp tattırdığın için çok teşekkür ederiz Mürvet teyze ellerine kollarına sağlık :)

11 yorum:

  1. annen ve ablan8 Nisan 2010 00:58

    merakla ve sabırsızlıkla beklediğimiz tarif nihayet gelmiş:))
    tahmin ettiğimizden de güzelmiş.
    misafir ikram menümüze ekliyoruz hemen.
    harika olmuş.teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. annen ve ablan8 Nisan 2010 01:00

    yeni tarifini de merakla bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. annen ve ablan8 Nisan 2010 01:05

    fincan tatlısını da merak ettik doğrusu.
    mürüvvet teyzenin de ellerine sağlık.selamlarımızı ilet.

    YanıtlaSil
  4. Annecim ve ablacim bu tarifi beklediginiz icin oncelikli olarak bunu ekliyim siteye, sizi daha fazla bekletmiyim dedim :)
    Aslinda bizim yaptigimiz alt ust boregine benziyor tek farki pirasa ile yapilmasi gibi geldi bana :)
    Fincan tatlisini da aldigimda eklerim, sirada eklenmeyi bekleyen bir suru tarifim var ama eklemeye vaktim yok :(
    guzel yorumlariniz icin cok tesekkurler, optum ikinizi de :)

    YanıtlaSil
  5. sibel pektaş10 Nisan 2010 13:00

    hımm... enfes gözüküyor.hemen yapmak isterim.
    sitenizdeki tariflerden kendimi geliştiriyorum.bayağı faydası oldu bana.
    tekrar teşekkürler.
    yeni tariflerinizin takipçisiyim.

    YanıtlaSil
  6. Halamin kizi 22 yildir Arnavut'la evli. Bu boregin ustasi artik. Haftada 3-4 kez yaparlar. Ben de her tr. ye gidisimde sevdigimi bildigi icin yapar sagolsun. Sizinde dediginiz gibi orjinali pirasalidir. Soganlisi (kuru veya taze) da yapilir (peynirsiz) ve bu benim ilk ve tek tercihimdir. Esim cigerlisini de sever:) Yalniz onlar ustune yumurta surmezler. Boylece yumurta kokusuda olmayinca daha bir enfes oluyor... Yaninda da kopuklu bir ayran ve kisir ohhh! Valla iple cekicem simdi gitmeyi. Tadi damagima geldi:))

    YanıtlaSil
  7. Sibel hanim guzel dusunceleriniz icin tesekkur ederim,

    Our twins of NY,
    Ben arnavut boregini hayatimda ilk defa yedigim icin orjinali ile kiyasliyamiyorum malesef, ama siz cok guzel anlatmissiniz :) Cigerlisini de hic ama hic duymamistim, ilginc geldi...
    Aslinda bizimde burda Arnavut bir ablamiz var, ona da yaptirip iki borek arasindaki farki test etmek guzel olurdu :)

    YanıtlaSil
  8. Bugun boregi denedim ve harika oldu ama ben kiymali yaptim misafirlerim de bayildi Murvet teyzenin ellerine saglik,Nurdancim seninde dillerine saglik cok guzel anlatmissin:))))

    YanıtlaSil
  9. Meryem Ablacim,
    Afiyet olsun, orda olup yapmis oldugun harika boreginden tatmayi cok isterdim :)

    YanıtlaSil
  10. Merhaba Nurdan,

    Bende görüntüye bayıldım ve tarifi aldım. İlk fırsatta deneyeceğim. Umarım seninki kadar güzel olur. Ellerine sağlık.

    Sevgiler*

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Hadiye,
    Tarifi arkadasimin annesi verdi ben sadce resmettim, umarim seninkisi de guzel olmustur.
    Selamlar

    YanıtlaSil

Instagramdan Guncel olarak takip etmek isterseniz

Followers